DOSYA HABER Yazdır Kaydet

Erkek-devlet şiddete soyundu, kadınlar direnişi giyindi (4)

Kasım 21 / 2016


 

 
Güneyli kadınlar baskı politikalarına karşı direniyor
 
JINHA
 
SILÊMANÎ - Federal Kürdistan Bölgesi'nde yaşayan kadınlar erkek şiddeti ve yasalarıyla mücadele etmeye devam ederken, tüm dünya kadınlarına ortak mücadele hattının oluşması için de çağrıda bulunuyor.
 
Güneyli kadınlar erkek yasalarına karşı mücadele etmeye devam ediyor. 34 kadın vekilin parlamentoda yer almasını ve dörtte bir kotasını yetersiz gören kadınlar, siyasette eşit temsiliyet istiyor. Kadınlar, siyasi partileri kadınların önünü açmamakla eleştirirken, iş olanakları ve kadın özgürlüğünü kısıtlayan yasalarında değiştirilmesini istiyor. Bir kadının pasaport alabilmesi için yanında bir erkeğin olmasını şart kılan yasa ve tek seyahat etme hakkının olmaması kadınlar tarafından tepkilere yol açıyor. Kadınlara ikinci cins muamelesi gösteren diğer bir yasa da herhangi bir davada iki kadının şahit kabul edilmesidir. Yasalar herhangi bir dava da kadının şahitliğini kabul etmeyip, iki kadın şahitli şartını koyuyor. Boşanma davalarında mirasın büyük kısmının erkeğe verildiği Güney Kürdistan'da kadınlar, yasanın erkek olduğunu belirtiyor.
 
Kadınlar ölüm tehdidi altında!
 
Ayrıca Federal Kürdistan Bölgesi'nde aralarında siyasetçi, aktivist ve akademisyenlerinde bulunduğu kadınlar, ölüm tehdidi altında. Sosyal medya üzerinde teşhir edilerek tehdit edilen kadınlar, 14 Ocak tarihinde Otel Perej'de basın toplantısı düzenleyerek, yılmayacaklarının mesajını vermişti. YNK (Kürdistan Yurtseverler Birliği) Irak Parlamenteri Rezan Şex Diler, Goran Hareketi (Değişim Hareketi) Parlamenteri ve Bölge Parlamentosu Kadın Komisyonu Başkanı Ewar İbrahim'in de içinde yer aldığı 300 kadın akademisyen, siyasetçi, aktivist ve aydının imzasını taşıyan bir bildiri yayınlayarak, ortak mücadele kararlılığının yanı sıra kendileri şahsında kadınlara yöneltilen hakaretleri, şiddeti ve katliamları kınamıştı.
 
Kadın örgütü RJAK baskılara karşı direniyor
 
Federal Kürdistan Bölgesi'nde çalışmalarını yürüten kadın örgütü RJAK'a yönelikte baskılar yaşanıyor. RJAK üyeleri tüm baskılara rağmen çalışmalarını yürütürken, son olarak 20 kişilik bir kadın heyeti ile Şengal'e giderken Duhok’un Sıhêlê asayişi tarafından durdurularak, gidişleri engellenmişti. Engelleme üzerine basına açıklama yapan kadınlar, KDP asayişinin tutumunu kınamıştı. Güney'de kadınlara yönelik önemli çalışmaların altına imza atan RJAK, uluslararası alanda da birçok kadın konferansına katılarak, Güney'de kadınların yaşadıkları zorluklara dikkat çekmişti.
 
Êzidî kadınlar çete saldırılara karşı gün gün örgütlendi
 
3 Ağustos'ta DAIŞ'in Şengal'e yönelik saldırılarının ardından birçok Êzidî katledilirken, binlerce kadın da çeteler tarafından alıkonularak, köle pazarlarında satıldı. Yaşanan saldırıların ardından Şengal dağlarına sığınan Êzidî kadınlar, bir yandan özsavunma güçlerinde yer alırken, bir yandan da örgütlenme çalışmalarına katılarak, bilinç yükseltme eğitimlerine katıldı. Gün gün örgütlülüğünü büyüten Êzidî kadınlar,  Êzidî Kadın Meclisi'ni kurdu. Geçtiğimiz yıl ilk konferansını yapan kadın meclisi, 2016 yılında da ikinci konferansını gerçekleştirdi. İkinci konferansta kadınlar, Tevgera Azadiya Jinên Êzidî (TAJÊ) ismiyle yoluna devam etti.  
 
Êzidî kadınların öz savunma gücü: YJŞ
 
Şengal Kadın Savunma Birlikleri YPJ-Şengal 12-13 Şubat Şengal dağında birinci konferansını gerçekleştirdi. YPJ-Şengal, YJA-STAR ve genç kadınların katılımıyla toplam 115 delegasyonla konferans gerçekleşti. Konferans DAİŞ'e karşı savaşta yaşamını yitiren Bêrîvan Şengal ve Kobanê'de yaşamını yitiren Arîn Mirkan'a adandı. Birinci  konferansta YPJ-Şengal, Şengal Kadın Birlikleri-Yekîneyên Jinên Şengalê (YJŞ) olarak isim değişikliğine gitti. Êzidî kadınların özsavunma gücü YJŞ, kadınları her alanda savunmaya devam ediyor.
 
Güney Kürdistan'daki kadın sorunlarına dönük değerlendirme yapan parlamenter Telar Latif, Güney'de şiddetin her zamankinden çok daha fazla kendini gösterdiği bir dönemi yaşadıklarını söyledi. Güney'de kadına yönelik şiddetin açığa çıkmadığını dile getiren Telar, "Güney'de kadına yönelik şiddeti araştıracak bir kadın kurumu yok. Bu veriler açıklanmadığı için sanki burada şiddet yaşanmıyormuş gibi lanse ediliyor. Toplumsal, ekonomik ve siyasi krizden kaynaklı kadına yönelik şiddet gün geçtikçe artıyor. Var olan yasalarda kadına yönelik şiddetin sebebi. Kadınlar mevcut yasalara karşı mücadele etmeli. Kent Kadın Meclisleri küçük bir parlamento şeklinde rolünü oynayabilir" şeklinde konuştu.
 
'Ortak mücadele hattı oluşturmalıyız'
 
Gazeteci-aktivist Semîre Mihemed ise, var olan politikalar nedeniyle Güney'de ekonomik sorunların yaşandığını ve mevcut çalışma yürüten kurumların da bu krizden etkilendiğini söyledi. Bir çok kurumun ekonomik sorunlardan kaynaklı kapanmak zorunda kaldığını kaydeden Semîre, "İktidarlar toplumu sorunsuz bir toplum olarak göstermek istiyor. Gerçekleri saklayarak sadece kaos ve şiddetin bilançosunu saklayabilirler. Güney'de kadınlara yönelik ağır baskılar yaşanıyor. Biz kadınlar bu baskılara karşı mücadelemizi yükseltmek zorundayız. Dünyanın her yerinde kadına yönelik baskılar söz konusu. Tüm dünya kadınları ortak mücadele hattı oluşturmalı" şeklinde konuştu.
 
'İktidar şiddetin araştırılmasını istemiyor'
 
Özgür Kadınlar Örgütleme Yönetiminden Destan Resul da, şunları dile getirdi: "Kadına dönük şiddetin tarihi uzundur. Güney Kürdistan'da kadına dönük şiddet en yoğun bir biçimde devam ediyor. Zaman ve duruma göre şiddetin biçimleri değişebiliyor. 2003'ten sonra Güney Kürdistan'da özgürlük şekilsel kalıyor. Kadınlar haklarından ve özgürlüklerinden koptular. Kadına dönük şiddet, var olan kriz, Güney Kürdistan'da gün geçtikçe artıyor. Kadın çalışmaları ve örgütlemeler bir değişim yaratmıyor. Var olan iktidar kadına dönük şiddetin araştırılmaması ise kendisiyle beraber çözümsüzlüğü getiriyor."
 
YARIN: Kürdistan ve Türkiye'de yaşananların 1 yıllık çetelesi (1) - (2)