DOSYA HABER Yazdır Kaydet

Sur'da yeniden yazılan tarihin ardından bir yıl (4)

Kasım 29 / 2016


 

 
İskan, kamulaştırma ve yıkım politikası
 
AMED - Sur'da 103 gün süren direnişin ardından Mart ayında "operasyonlar bitti" açıklaması yapıldı. Mahallelerde yıkım sürerken, her sokağa kalekollar kuruldu. Uyuşturucu çeteleri, ajanlaştırma politikalarını anlatan halk ise "Bunlar iskan politikasının parçası, " diyor. 
 
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015'te "sokağa çıkma yasağı" ile başlayan ve Kürt halkının belleğine "Tarihi Sur direnişi" olarak geçen 103 günün ardından, yasaklı mahallelerde yıkımlar başladı. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınan Sur'a yönelik saldırılara karşı UNESCO tarafından hiçbir müdahale yapılmazken, tarihi yapılara yönelik tahribat ve yıkım hiçbir hukuka ve evrensel ilkeye dayanmaksızın devam etti. 
 
Irkçı ve cinsiyetçi yazılar
 
9 Mart'ta İçişleri Bakanlığı tarafından "operasyonlar bitti" açıklaması yapıldı. Ancak hala yasak devam ederken, binlerce kişi tank ve top saldırıları nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kaldı. Çatışmalar bittikten sonra yasak sadece Dabanoğlu ve Cevatpaşa mahallelerinde kaldırıldı. Sokaklara girildikçe ırkçı ve cinsiyetçi yazılar daortaya çıkıyordu. Evler yerle bir olmuş, bütün tarihi yapılar tahrip edilmişti. 
 
'Acele kamulaştırma' kararı alındı
 
Bu operasyonların bitmesinden hemen sonra ise Hükümet Sur'da 'acele kamulaştırma' kararı aldı ve bu karar 25 Mart'ta resmi gazetede yayınlandı. 'Terör sebebiyle oluşan ağır hasarın nasıl giderileceği' ne çözüm olarak bulunan kamulaştırma kararı 5 mahallede (Dabaonoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz, Savaş ve Fatih Paşa) 6 bin 300 parsel için alındı. Kararla birlikte halkın yaşam alanları bir kez daha ellerinden alınıyordu. Karardan sonra herkesin gözü UNESCO'ya çevrildi ancak UNESCO yine sessiz kaldı. 
 
Son olarak da Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Diyarbakır'da Sur için iskan politikasını ortaya koydu. Buna göre isteyen yurttaşlar Sur'dan çıkarak başka şehirlere yerleşebilirdi. Ancak Sur halkı evlerinin yerle bir olduğu saldırıda Sur'un çevresine taşınırken, bir daha geri döneceği günü bekliyor. 
 
Aylardır yıkım halen devam ediyor
 
Tüm bunlar olurken Sur'da tanklara girdikten sonra içeriye giren iş makineleri talan edilen yerlerin yıkıntılarını temizliyor. 100'e yakın kişinin saldırılara karşı direnişte yaşamını yitirdiği Sur'da halk bu 'temizliğin' direnişi unutturmak ve delilleri silmek için yapıldığını, ancak hiçbir şeyin kendilerine yapılanları unutturamayacağını vurguluyordu. 
 
Kalekollar, taciz, ajanlaştırma politikası
 
Çatışmaların ardından bu kez yasak ilan edilmeyen mahalle ve sokak başlarına kalekollar kuruldu. Bu yönelimden sonra halk şikayete başlamıştı. Taciz, darp, hakaretle karşılaştıklarını anlatan Sur halkı, mobese ile sürekli izlendiklerini dile getirdi. 
 
Eylül ayında kayyım atandı
 
Bir yıldır her türlü saldırıya maruz kalan ilçede bu kez de halkın seçtiği belediyeye kayyım atandı. 11 Eylül sabahı Sur Belediyesi devlet güçleri tarafından basıldı ve çalışanlar dışarı çıkarıldı. Aramalar yapıldıktan sonra bölge geniş çaplı bir ablukaya alındı. Belediyeye kayyum olarak da Diyarbakır Vali Yardımcısı Bilal Özkan atandı. 
 
Aradan geçen bir yıldan sonra Sur üzerinde uygulanan politikalar halen devam ederken bugün kayyım, yıkım ve talan bir yana 103 günlük direnişin 1'inci yıllı. İnsanlar biryıldır bu ablukanın kalkmasını beklerken her tanık oldukları direnişi anarak da yaşıyorlar. 
 
Sokaklara uyuşturucu çeteleri sokuldu
 
'Güvenlik' için polisler ve özel harekâtçılar tarafından yapılan gece devriyeleri, polis noktaları ve karakollar Sur sokaklarında tedirginliği daha da artırıyor.  Her gece özel harekâtçılar tarafından yapılan devriyelerde onlarca genç darp edilirken, halk polislerin destekleri ile esrar ve uyuşturucu çetelerinin sokaklarda gezdiğini söylüyor, ' 
 
Ajanlaştırma politikası 
 
Mahalle halkının anlatımlarına göre şu anda Sur'da abluka altında olmayan mahallelerin çoğunda fiilli bir abluka uygulanıyor. İnsanlar polislerin kendilerine en ufak birkoruma hissi vermediklerinden bahsederek "Sürekli yanımıza gelip bizim hal hatırımızı soruyorlar. Açık bir şekilde hepimizi ajanlaştırmak istiyorlar. Çocuklarımızla çok içli dışlılar, sokaklarda esrar satan gruplarla tokalaşıyorlar. Onların işbirlikçileri olduğu o kadar çok belli ki onlar yokken bunlar yoktu onlarla birlikte sokaklar esrardan geçilmez oldu" dedi.
 
'Burayı boşaltmak istiyorlar'
 
Her gece yapılan devriyelerde darp edilen onlarca insandan artık bahsetmekten bile sıkıldığını söyleyen yurttaş "Bunları neden yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Buradan gitmemizi istiyorlar. Daha sonra da istedikleri iskânı en iyi burada yapacaklar. Her hafta burada esrar çeteleri silahlı olarak çatışıyorlar. O kadar polis noktası var ama bunlardan biri bile gözaltına alınmıyor. Bizi korkutmak istiyorlar o yüzden bu umursamazlık" diye konuştu.
 
Yarın: Sur'da 17 yaşında katledilen Rozerin Çukur ve Çekvar Çubuk